::    ana sayfa
 ::    hakkımızda
 ::    bize ulaşın
 ::    hizmetlerimiz
 ::    insan kaynakları
 ::    makaleler
 ::    forum
 
 

TAM ZAMANINDA ÜRETİM(JIT)
Mahmut Engin KARACA

Teknolojinin hızla gelişip büyük bir süratle dünyaya yayıldığı bir dönemde yaşamaktayız. Hızlı gelişme, dünya ülkeleri arasındaki ekonomik farklılıkları da beraberinde getirmektedir, bir taraftan teknolojide ileri ülkeler bunun semeresini görürken, diğer tarafta bundan bi haber olan ve bu değişime ayak uyduramayan ülkeler ise gerilemekte ve yalnızlığa itilmektedir.

Japonlar'ın bir üretim felsefesi olarak ortaya çıkan Tam Zamanında Üretim de yalnızlığa itilmiş bir ülkenin yaşam mücadelesidir aslında. Japonya savaştan çıkmış ve ağır kayıplar vermiştir. Yerli sanayi bir çok kısıtla mücadele etmektedir, iç pazar küçüktür ve talep çok çeşitlidir, bir işçiyi işten çıkarmak çok zordur, ülke ekonomisi çok kötü durumdadır, büyük çapta teknolojilerin satın alınması zordur, Japon hükümeti yabancı yatırımı yasaklamıştır. Şartlar, yaratıcılığı ortaya çıkarmış ve Japonlar, eldeki kaynaklarla daha iyisini yapmak için MUDA (israf) ile bir mücadeleye girişmiştir. Muda ile yapılan yaşam savaşının sonucu da sürekli iyileştirme felsefesiyle birlikte Tam Zamanında Üretim sistemini literatüre kazandırmıştır.

Tam Zamanında Üretim anlayışının temeli; kalite, maliyet ve teslimatta iyileştirme yapmayı ve bu iyileştirmeyi yaparken de görülmeyen muda kalemlerini tespit ederek ortadan kaldırmak suretiyle sistemde sürekli bir iyileştirme yapmayı hedeflemektedir. Japonlar bu sürekli iyileştirme yaklaşımına KAIZEN demişler ve bunu bir yaşam biçimi olarak benimsemişlerdir. Japonca'da KAI(kay) değişim ve ZEN(zen) ise iyi daha iyi anlamına gelmektedir. KAIZEN de daha iyiye ulaşma ya da daha genel anlamda sürekli gelişme demektir. Bu sözcük Japonya'da sürekli gelişmeden çok “sürekli gelişme isteği” şeklinde kullanılır. KAIZEN metodunun amacı teknolojik gelişmelerle ve alınabilecek diğer önlemlerle israfın düşürülmesi ve kalitenin artırılması yoluyla maliyetin azaltılmasıdır.

Tam Zamanında Üretim felsefesi mudanın ana kaynağının stoklar olduğunu ön görmektedir. Tam Zamanında Üretim düşüncesinde, stoklar bir göldeki suyu temsil eder ve nasıl su gölün alt tabanındaki kayaları gizler ise, stoklar da bir firmadaki problemleri gizler diye düşünülür. Göldeki su azaltılmaya başladığında, yani stoklar azaltılmaya başladığında problemler su yüzüne çıkmaya başlar ve problemlere karşı bir yaşam mücadelesi başlar.

Stokların azaltılmasıyla birlikte firmaların mücadele ettikleri ve çözüm yolları aradıkları mudaların kaynakları ise şöyle tespit edilmektedir;

Plansız yerleşim, uzun hazırlık süreleri, yetersiz prosesler, zayıf bakım tecrübesi, yetersiz çalışma metodları, eğitim eksikliği, motivasyon eksikliği, idarecilerin ilgisizliği, etkisiz üretim planlama ve uygulama, tedarikçiye duyulan güvensizlik.

Tam Zamanında Üretim felsefesi ürün üzerinde değil de, prosesler üzerinde yoğunlaşan bir yaklaşımla çözüm üretir. Bu yüzden servis sistemi veya üretim sistemi olmuş hiç farketmeksizin istenilen tüm proseslere uygulaması yapılabilir. Yalnız ürün talep tahminleri çok sapıyor ve ürün çeşitliliği çok fazla ise verimli bir Tam Zamanında Üretim adaptasyonu mümkün olmayabilir.

Tam Zamanında Üretim, insanlar, prosesler ve prosedürler gibi organizasyonun temel elemanlarında değişikliğe gitmeyi gerektirir. Öncelikle, Tam Zamanında Üretim'in operasyonlarla ilgili gerçekleştirdiği bazı düşünce farklılıkları benimsenmelidir: Tam Zamanında Üretim sistemiyle geleneksel MRP sistemi arasında üç temel farklılık vardır, birinci fark; geleneksel sistemde makinalar çalıştırılmak suretiyle işçiler devamlı meşgul tutulmaya çalışılır, çünkü çalışmayan bir makina veya çalışmayan bir insan israf olarak değerlendirilir. Tam Zamanında Üretim düşüncesine göre ise bir makinayı, insanı veya makinayı boş bırakmamak için çalıştırmak , yani ihtiyaç fazlası olarak çalıştırmak esas israfın kendisidir. Sonraki operasyondan talep gelmediği müddetçe üretim yapılmamalıdır. Boş bekleyen işçiler, birçok makina kullanma kabiliyetleri geliştirilmek suretiyle meşgul tutulmaya çalışırlar. Ikinci fark ise; MRP sistemi, beklenen talebe karşılık üretim yaparken, Tam Zamanında Üretim talep gerçekleşmeden üretim yapmaz. Son olarak, MRP çok kaynaklı çalışmayı tercih ederken, Tam Zamanında Üretim tek kaynakla çalışmayı tercih eder. Çünkü kalitenin partner(tedarikçi) seçimiyle çok yakın ilişki içinde olduğuna inanılır.

Görüldüğü üzere, Tam Zamanında Üretim, işletmedeki kayıpları(muda) minimize ederek, müşterinin istediğini, istediği miktarda ve istediği zamanda sağlayan bir üretim sistemidir. Tam Zamanında Üretim israfların ortadan kaldırılması ve işlem sürelerinin azaltılması mantalitesiyle, üretim kaynaklarının yönetimine radikal bir yaklaşım getirmektedir.



Bu bölümde yayınlanmasını istediğiniz makaleleriniz varsa, bize yollayınız.

info@sistemim.com.tr



 






    COPYRIGHT (C) 2004 - 2008, Sistemim Grup